Gerçeklik Terapisi Nedir?

Gerçeklik Terapisi Nedir?

Gerçeklik Terapisi Nedir?

Gerçeklik terapisinin kurucusu William Glasser (1925-2013)’dır. Başlangıçta psikanalitik terapi üzerine çalışmalar yapan Glasser, buradaki çalışmalarından tatmin olmayıp kendi kuramını geliştirmiştir. Gerçeklik terapisi, Glasser’in son çalışmalarında açıkladığı “seçim kuramına” dayanmaktadır. Terapi, temel olarak, danışanlara, hayatlarında ihtiyaç duydukları insanlarla ilişkilerinde daha etkili tercihler yapmayı öğretmektir. Bu temel varsayımı, danışanlara kazandırabilmek için terapistler, danışanlarına seçim kuramını öğretirler. Burada terapist öğretici konumunda olduğu için öğretmen işlevinde bulundukları görülmektedir.

Gerçeklik terapisinin temel felsefesi seçim kuramına dayanır. Seçim kuramı özetle şöyledir: Kişiler hissettiği mutlulukları veya mutsuzlukları her seçimi kendisi tercih ettiği üzerine dayanmaktadır.

Başkalarının davranışlarını kontrol edemeyiz bu yüzden mutluluk veya mutsuzluklarımızı belirlemek ancak kendi davranışlarımızı kontrol etmekten geçmektedir. Başkalarına verebileceğimiz tek şey, bilgidir.

Seçim kuramının 10 temel öğesi şunlardır.

1)Davranışlarını kontrol edebildiğimiz tek kişi kendimizdir.

2)Başka insanlara verebildiğimiz ya da onlardan alabileceğimiz tek şey bilgidir.

3)Uzun süreli psikolojik sorunlar, temelde bir ilişki sorunudur.

4)İlişkilerimizde bazı problemlerin yaşanması kaçınılmazdır.

5) Bizi biz yapan bugünkü halimizde, geçmişte yaşadıklarımız acı dolu yaşantılarımızın etkisi büyüktür. Fakat bu acıları yeniden yaşamak ve hatırlamanın sorunun çözümünde hiçbir rolü yoktur. Önemli olan şu andaki var olan ilişkilerimizi geliştirmektir.

6)seçim kuramına göre bizi yönlendiren beş ihtiyaç vardır. Bunlar; hayatta kalma, sevme ve ait olma duygusu, güç, özgürlük ve eğlencedir. Bu ihtiyaçlar genetik olarak gelmektedir.

7)Bizler, bu gereksinimlerimizi yalnızca kalite dünyamızdaki görüntü veya görüntülerle karşılayabiliriz.

8)Doğumdan ölüme kadar yapabileceğimiz tek şey davranışlarda bulunmaktır. Bu, hareket etmek, düşünmek, hissetmek ve fizyolojik durumdan oluşan, birbirinden ayrılamayan dört önemli unsurdan oluşur.

9)Bütün toplam davranışlar, fiil kullanarak ifade edilir ve bunun en çok tanınan bir unsuru ile isimlendirilir.

10)Davranışlar bir seçimin sonucu olarak olmaktadır. Bizler bu davranışların ve düşüncelerin ögeleri üzerinden doğrudan kontrol sahipleriyiz. Duygularımız ve fizyolojik durumumuz doğrudan bu bahsedilen ögeler üzerinden dolaylı şekilde kontrol edilebilmektedir.

Glasser, herkes tarafından üzerinde ortak olarak anlaşılan “gerçek bir dünya” nın olduğunu kabul etmektedir. Ama aynı zamanda, tamamen objektif olmanın da aslında bizim hayal gücümüzün bir parçası olduğunu; objektifliğin ancak hepimiz aynı inanç ve değerlere sahip olduğumuzda olabileceğine inanmaktadır.

Psikoterapinin temeli bireyi anlamlı faaliyetlere yönlendirmektir. Gerçeklik terapisinde terapist tamamen kendisi olmak zorundadır. Bazı psikoterapi tekniklerinde olduğu gibi anne, baba rolü üstlenilmez. Yani bir transferans kesinlikle söz konusu değildir. Gerçeklik terapisinde en önemli nokta tamamen içinde bulunan zamana odaklanılır.

Gerçeklik Terapisinin Amacı

Gerçeklik terapisinde hedef, bireylerin yaşanlarını etkili bir şekilde kontrol etmelerine yardımcı olmaktır. İnsanların kendi istemlerinin dışında bir şeyi yapmayacaklarını, böylelikle yaptıklarının bireylerinin kendi seçimi olduğunu öne sürer. Bireylerin her şeyi kendilerinin seçtiğini, hayatlarını etkili şekilde kontrol edebilmelerini sağlayacak daha iyi tercihlerinin her zaman var olduğunu ve bunları denemeyi öğretmeyi amaçlamaktadır. Eğer birey kendi iradesiyle yapmadığı tercihlerin, geçmişinin veya şimdiki davranışları ve düşüncelerinin kurbanı olmak zorunda değildir. Bu yüzden kişiler kendi duygularının değiştirmenin yolunu, var olan davranışlarını değiştirmekten geçtiğini öncelemektedir. Gerçeklik terapisinde birey gerçeği inkâr eden, sorumsuz davranışlarıyla yüzleştirilerek bunları reddetmesi amaçlanır.

Gerçeklik terapisine göre insanın beş ihtiyacı vardır.

Hayatta kalma

Sevme sevilme

Ait olma

Güç ve özgürlük

Eğlence

Bu ihtiyaçlar insan için doğuştan gelen ve evrensel olan ihtiyaçlardır. İnsanın davranışlarının altında yatan sebep ise bu ihtiyaçlardır. Bu ihtiyaçlar insanın davranışlarını yönlendiren temel unsurlar olarak belirlenmiştir. İnsan dünyaya geldiğinde bahsedilen ve temel ihtiyaçlarını nasıl karşılatacağını bilemez. Bunları yaşam içerisinde fark eder. Ve bu ihtiyaçlarını en iyi şekilde nasıl karşılayacağını yaşam içinde öğrenir.

Gerçeklik Terapisinin Temel Özellikleri:

1.Eğer yaptığımız her şeyi biz seçiyorsak sorumlusu da biz olmalıyız. Terapi sürecinde bu temel seçim kuramı sorumluluktan doğru seçme sürecine kaydırılır. Danışanlar kendilerini iyi hissetmeye başladıkça etkisiz ve zarar verici seçimleri de giderek gereksiz hale gelmekte ve kaybolmaktadır.

2. Terapist terapide kendini oynar. Hiçbir zaman anne, baba ya da yönetici pozisyonuna girmez.

3. Terapide içinde bulunulan ve halihazırda var olan yaşanılan zamana yoğunlaşılır. Buradaki felsefe bizler geçmişimizin ürünleri de olsak geçmiş artık geçmiştir. Biz geçmişimizi değiştiremeyiz. Bugüne ve önümüze bakmalıyız.

4. Geleneksel terapilerin aksine danışanların kendilerini nasıl hissettikleri, neden panikledikleri, neden saplantı haline getirdikleri gibi şeyler irdelenmez. Nasıl ki geçmiş üzerinde odaklanmak danışanları bugünkü problemleriyle yüzleşmelerini geciktiriyor ve koruyorsa belirtiler üzerine odaklanmak da aynı etkiyi yapmaktadır. Aslında danışanlar hemen her zaman semptomlardan bahsetmeye ve geçmişe dönmeye daha eğilimlidirler. Bunu yapmak danışanlara bir nevi koruma alanı oluşturmaktadır.  

5.Seçim kuramı fiziksel ya da psikolojik belirtileri olan kişilerin ruh hastası olduklarını söyleyen geleneksel düşünceye karşı gelmektedir.

Sonuç olarak gerçeklik terapisinin hedefi danışanların kendileri için önemli kişilerle bağlanma ya da önceden kopmuş olan bağlarını yeniden kurma konusunda yardımcı olmaktır.
Sevgi ve aidiyet hislerinin yanında başarı, bağımsızlık, özgürlük, eğlence gibi diğer temel ihtiyaçlarının nasıl karşılanabileceği konusunda öğretilerde bulunmaktır.

Gerçeklik Terapisi, psikoterapi ekolleri içerisinde bireyin bu ihtiyaçları ve arzularına yanıt verebilecek kuramsal güce ve tekniklere sahip bir psikoterapi ekolüdür.

Gerçeklik Terapisi Kullanıldığı Durumlar

Kaygı bozuklukları,

Depresyon,

Evlilik çatışmaları,

Cinsel işlev bozuklukları,

Antisosyal davranış

Antisosyal kişilik bozuklukları

Gerçeklik Terapisinde

Gerçeklik terapisi, danışanların ilişkilerinde kontrol edebilecekleri şeyler üzerinde yoğunlaşır.

Seçim Kuramının dayanak noktasına göre, bireyin kontrol edebileceği tek kişi kendisidir.

Seçim ve sorumluluğun vurgulanması

Transferansın reddedilmesi

Terapi sürecinde, içinde bulunulan zamana odaklanma

Semptomlar üzerinde odaklanmaktan kaçınma Ruh hastalıklarına ilişkin geleneksel görüşlerle mücadele etme

Yorumlar

YORUM YAPMAK İÇİN GİRİŞ YAPIN